Kahvenin Hikayesi

Kahvenin öyküsü Batı ülkelerinde 300 yıl öncesine dayansa da, asıl öykümüz Arap yarımadasında, çok eski zamanlarda başlıyor. Kahvenin ilk ortaya çıkışı hakkında çeşitli söylenceler vardır: En bilineni ise uyuklayan keçilerini gezdiren Kaldi adında bir çobanın, keçilerinin bazı yemişleri yedikten sonra canlandığını görmesi ile başlar. Bunun üzerine Kaldi bu yemişleri dener ve kendini dinç hisseder. Uzun yıllar kahve çekirdekleri, çiğnenerek veya kırılıp yağla karıştırılarak yenmiştir.

13. yüzyılda muhtemelen şans eseri kahve çekirdekleri yanınca, şu anda bildiğimiz kahve ortaya çıkmıştır. Bunun ardından Mekke ve Medine’ye yayılan kahve buradan da İslam dünyasında hızla yayılmıştır. Kahve adı Arapça “qhwah”dan geliyor. kelime Türkçe’de “kahve”ye dönüşmüş olup, buradan da Avrupa’da cafe, caffe, koffie, coffee, koffie şekline gelmiştir. Kahve adının anlamı “keyif veren içecek”dir.

Hakkımızda

Kaliteli hammaddenin yanı sıra; İyi bir Türk kahvesinin sırrı iyi kavrulması ve iyi dinlendirilmesidir.

Üretim tesisimizde kahveyi kavurduktan sonra iyice dinlendirmek için 24 saat bekletiyoruz; dinlenme işleme sonrasında kahvemizi foçataşı değirmenlerinde öğütüyoruz. Bu sayede en üst seviyede kahve lezzetini elde ediyoruz.

Hakkımızda

Ana dağıtım noktamız Gimat ANKARA olmakla birlikte bu lezzeti tatmanız için Ankara’nın en özel mekanlarından olan Hamamönü’nde yer almaktadır.

Bu geleneksel tada daha fazla sahip çıklıması gerektiğine inanarak yola çıktık ve markalaşmak adına da önemli adımlar atmaktayız.