Benzersiz kavurma, çekme ve pişirme tekniğiyle dünya kahve literatüründe “Türk Kahvesi” olarak tanımlanan geleneksel kahvemizi tam 85 yıldır hem damaklara hem de gönüllere ikram ediyoruz…

Beyoğlu tarihinde müstesna bir yeri olan Tarihi Beyoğlu Kuru Kahvecisi “Muhabbet” küçücük bir dükkanda kavurup taş değirmende çekmeye başladığı en kaliteli kahve çekirdeklerini bugün dünya çapına yayılan bir lezzet coğrafyasına muhabbetle ikram ediyor…

Toprağımızın benzersiz geleneklerinden biri olan misafirperverliği, geleneklerimizin önceliklerinden biri olan Türk Kahvesiyle taçlandıran Tarihi Beyoğlu Kuru Kahvecisi “Muhabbet”, geçmişten geleceğe kurduğu bu leziz köprüyle kahve lezzetini yeniden tanımlıyor…

Türk Kahvesi deyince akla gelen, koku, lezzet, nefaset ve muhabbeti bir değirmende öğüterek fincanınıza taşıyan Tarihi Beyoğlu Kuru Kahvecisi “Muhabbet” olarak, her yudumunda kendinizden bir şey bulacağınız bu kadim alışkanlığımıza içtenlikli bir “afiyet olsun” diyoruz…

Nesiller boyunca sürecek samimi muhabbetlerde hep fincanınızda olmak dileğiyle…

Franchise Başvurularınızı buraya tıklayarak dolduracağınız formu bizlere göndererek yapabilirsiniz.

Franchise Hakkında Bilmeniz Gereken Bazı Bilgiler

Franchise (veya franchising), bir sistem ve markanın imtiyaz hakkı sahibinin, belirli süre, koşul ve sınırlar içinde, işin yönetim ve organizasyonuna ilişkin sürekli disiplin ve destek sağlayarak, belirli bir bedel karşılığında, bağımsız yatırımcılara sistem ve markasını kullandırmasına dayanan, uzun vadeli ve sürekli bir iş ilişkisidir.

Franchise, başarılı bir iş fikri etrafında toplanmış küçük girişimcilerin, büyük firma gibi davranmasını sağlar.

ABD de doğan franchise sistemi, verimli ve karlı oluşu sayesinde hızla dünyaya yayıldı. Başta ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya olmak üzere binlerce marka franchise veriyor. Her ülkede önce uluslar arası yaygınlık sağlamış yabancı firmalar başlatıyor, 10-15 yıl içinde yerli firmalar çoğunluğu alıyor.

Tüketim potansiyelinin olduğu hemen her ülkeye lider markalar dükkanlarını bayrak gibi dikmişler. Franchise sistemini kullanan markalar rakiplerinin açık arayla önüne geçti, yarış artık franchise markalar arasında yaşanıyor. Yerel ve müstakil markalar tüketici ilgisini çekebiliyorsa, onlarla birlikte büyüyen, kaliteyi köşedeki dükkanla bağdaştıran jenerasyonun sayesinde yapıyor. Markalarla büyüyen nesil alacağı markada büyüklük ve yaygınlık arıyor. Alışveriş merkezlerinin zincir marka olmayanlara yer vermek bile istememesi, gelecekte franchise verenlerin nasıl üstünlük sağlayacağının bir göstergesi. Franchise vermeyen firmalar bile, ancak franchise tekniklerini kullandıklarında, yani tek tip işletme, standart işletim sistemi, eğitim ve denetim uyguladıklarında zincirleşerek yayılmayı başarıyorlar.

Tüm dünyada kabul gören bir sistem olan franchising’in temelleri ABD’de yüzyılı aşkın bir dönem öncesine kadar uzanıyor. 1863’de Singer’in dağıtım sisteminde yaptığı uygulama, bugünkü anlayışa uygun ilk örnek sayılıyor. İlk örnekler arasında 1988’de General Motors’un ve 1902’de ilaç sektöründe Racall’ın uygulamaları da gösterilebilir. Franchising sisteminde asıl patlamanın yaşandığı dönem ise 1950’lerin sonları. Bu dönemde ticaret yapmanın farklı bir yöntemi olarak tanınan franchising, 1960’larla birlikte girişimciliğin gelişmesini sağlayan önemli bir araç olmuş. Yıllar itibariyle giderek benimsenen ve yaygınlaşan sistem, ayrı bir uzmanlık alanına gelmiş. Bu gelişmelerin etkisiyle 1960’da franchising sektörünün ilk birliği olan Uluslararası Franchise Birliği (International Franchise Association-IFA) kurulmuş.

1970’li yıllarda Avrupa’da hızla yaygınlaşan franchising sisteminin ülkemizde uygulamaları ise, 1980’lerin ikinci yarısına rastlıyor. Franchise vererek Türkiye pazarına ilk giren şirketler; McDonald’s, Pizza-Hut, Wendy’s ve Kentucky Fried Chicken gibi dünyaca ünlü fast food zincirleri oldu. Türkiye’ye fast-food ile giren ve özellikle hizmet sektöründe büyük ilgi ile karşılaşan franchising, özellikle son yıllarda çok hızlı bir biçimde yaygınlaşmaya başladı.

Bugün gelinen noktada, Türkiye’de başlangıçta franchising konusundaki hukuki düzenlemeler mevcut genel kanunlar çerçevesinde yürütülmekteyken, 1994 tarihli “Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun” ve bu kanun uyarınca 1998’de Rekabet Kurulu tarafından çıkarılan ‘Franchise Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’ ile daha sağlıklı şekilde uygulama imkanına kavuşmuş durumda.

Bir KOBİ sahibi veya yöneticisi ister istemez günü kurtarmak ve ayakta kalmak için mücadele verir. Bu ortamda bir marka oluşturmak için kaynak, kadro ve zaman bulmak tabii ki kolay değil. Marka oluşturmaya yalnızca büyük şirketlerin gücünün yeteceğini düşünüldüğü için, bu konuyu ilgi alanının dışında tutulmuş da olabilir. Ancak yeni dönemde kendi çaplarında markalaşmayı gündeme almak zorundalar. Çünkü markada ifadesini bulan bilinirlik ve güvenilirlik olmadan eleğin üstünde kalmak artık çok zor.

Şirketi veya ürünü marka haline getirme sürecinde;

Müşterilerinizi tanıyın: Büyük şirketlerin ancak masraflı sistem ve araştırmalarla müşterileri hakkında bilgi toplayabilir ama siz iş yaptığınız kişileri yakından tanıdığınız için bu tespitleri daha kolay yapabilirsiniz. Müşterilerin ne istediğini ve nelere önem verdiğini bildiğinizde, işinize daha kolay yön verebilirsiniz. Böylece rakiplerinizin bir adım önünde olabilir ve markanızı güçlendirebilirsiniz.

Fark yaratın: Rakiplerinize göre üstün yönlerinizi belirleyin ve bu yönlerinizi fark yaratacak şekilde geliştirin. Ürününüzü farklılaştırmanız marka olmanın ilk adımlarından biridir. Farklılaştırma, ürünün bölgesel koşullara uygun hale getirilmesi ile de sağlanabilir.

Farkınızı sürekli vurgulayın: Diğerlerine göre daha iyi ve farklı olduğunuz yönlerinizi, etkili slogan ve cümlelerle ifade edin. Kısa, anlaşılır ve etkili olması gereken bu cümleleri ürünlerinizin ambalajında, satış noktalarında, internette ve tüm yazışmalarınızda kullanın.

Pazardaki konumunuzu bilin: Şirketinizin, ulusal ve küresel pazarda, ürününüzün maliyet, fiyat, kalite ve yenilikçilik açısından ne durumda olduğunu inceleyin. Büyük şirketlerin ara malı ve parça alımındaki standartlarını dikkate alın. Bu inceleme ile edindiğiniz bilgi, markalaşma için bir yol haritası çizmenizi kolaylaştırabilir.

Uzun vadeli düşünün: Arada bir günlük sorunların dışına çıkarak şirketinizin pazardaki trendler ve segmentasyon eğilimleri gibi konularda araştırmalar yapın. Markanın oluşmasının yıllar alabileceğini bilerek, geleceğinizi planlamaya gayret edin.

Ayrıntılara önem verin: Sizinle iş yapanlar telefona cevap veren sekreterin sözleri veya ödemelerinizi zamanında yapıp yapmadığınız gibi ayrıntılara da bakarak şirketiniz hakkında bir kanaat oluşturmaya başlar. Markanın alt yapısını oluşturan bu izlenimlerin olumlu olması için, her tür işin en iyi şekilde yapılmasını sağlayın.

Siteniz mükemmel olsun: İnternette kuracağınız web sitenizi müdür yardımcısının bilgisayara meraklı oğluna değil, konunun uzmanına yaptırın. Sitede markanıza ruh veren tüm niteliklerinizi profesyonel yöntemlerle ön plana çıkarın.

Hedeflerinizi büyütün: Markalaşma sürecinde yol aldığınızda, iyi elemanlara şirketinize çekme, daha elverişli koşullarda kredi alma imkânına kavuşabilirsiniz. Satışlarınız ve kazancınız markanıza mütevazı ölçüde de olsa daha fazla yatırım yapabilirsiniz. Böylece kendi iş alanınızda ülkenin hatta Avrupa’nın en iyilerinden biri olabilirsiniz. Tüketiciler sizin adınızı bilmese de, bir “gizli şampiyon” olarak varlığınızı sürdürebilirsiniz.

Bize Ulaşın

Tüm Türkiye genelinde bulunduğunuz il’de bayimiz olabilirsiniz. Bunun için dilerseniz bizi arayabilir, ya da iletişim sayfamızdaki iletişim formunu doldurarak size ulaşmamızı sağlayabilirsiniz.

İletişim Sayfasına Git